MODA HAFTASINDA BAŞÖRTÜLÜ MANKEN

26339124

İstanbul’daki tüm modaseverlerin hevesle beklediği ve takip ettiği “Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul” etkinliğini arkamızda bıraktık. Benim de yakından takip edip katıldığım bu etkinlik, geçtiğimiz yıllara kıyasla daha sönük geçti. Yeni tasarımcılara bolca yer verilen moda haftası bu yönüyle önemli bir rol üstlenirken, önceki yıllara oranla düşen katılımcı sayısı dikkat çekti. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi şehirde bir moda havası esmedi.

Şimdi, defileler ve koleksiyonlarda dikkatimi çeken noktaları paylaşmak istiyorum sizlerle.

Dünya modasının muhafazakar kesime yönelik bir ilgisinin oluşmaya başladığını biliyoruz. Dünyaca ünlü Chanel markasının Dubai’de bir defile gerçekleştirmesi, koleksiyon ve defilelerde muhafazakar olan ve olmayan tüm kadınların giyebileceği parçalara yer verilmesi ve en önemlisi, DKNY’nin bu sene bir ilki gerçekleştirerek piyasaya sürdüğü Ramazan temalı kapsül koleksiyon; tüm bu örnekler dünya modasının muhafazakar kadınları da moda sahnesine davet ettiğini, onlara yönelik tasarımların da koleksiyonda yer almaya başladığını gösteriyor. Dünyadaki muhafazakar kadınların modaya artan ilgisi ve ihtiyaçları dünya modası tarafından ciddiye alınıyorken, büyük bir Müslüman popülasyonuna sahip Türkiye’de gerçekleşen moda haftasında ne yazık ki durum böyle değildi. 2015 İlkbahar/Yaz koleksiyonlarında, muhafazakar kesime uygun hiç kıyafetin olmaması doğrusu beni üzdü.

Bu noktada benim için şaşırtıcı bir istisna tasarımcı Önder Özkan oldu. Toplumun farklılıklarına rağmen ve farklılıklarıyla birlikte yaşayabileceğine inanan Önder Özkan, buradan esinlenerek tasarımlarını hazırlamış. Toplumda yer alan farklı kesimleri temsil edecek şekilde tasarlanan defilede, bu bağlamda örtülü bir mankene de yer verildi. Türkiye’deki moda haftalarında ilk defa gerçekleşen bu durumu mutluluk verici buldum.

Moda haftasına dair bir diğer sevindirici gelişme, erkek giyim oldu. Ayakları yere basan ve sağlam adımlarla ilerleyen erkek giyim modası hızlı yükselişine devam ediyor diyebiliriz.

Moda haftasına genel olarak bakacak olursak; genç tasarımcılara ağırlık verildiğini söyleyebiliriz. Son derece tecrübeli ve başarılı isimlerin yanında, genellikle genç ve yeni tasarımcılar hazırladıkları koleksiyonları sundular. Atıl Kutoğlu gibi kendini kanıtlamış birçok tasarımcı ne yazık ki tasarımlarıyla moda haftasında yer almadı.

Türk modacılarından beklenen kumaş kalitesi ve işçilik, normal standartların altındaydı. Açıkçası bu durum beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. En sade biçimde en çok şey anlatmaya çalışan minimalizm akımı, Ulyana Seregeenko gibi dünyaca ünlü modacıların elinde zirveye ulaşırken; işçilik ve kumaş kalitesindeki sıkıntılar yüzünden, moda haftasındaki tasarımların bir kısmı zirveye çıkamadı.

Moda haftası bu sene geldiği gibi öylece gitti; geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi şehirde moda haftası havası esmedi. Eski yıllara oranla daha düşük olan katılım da bunun göstergesiydi. Reklam faaliyetleri yeterince iyi yapılmadı diye düşünüyorum; öyle ki etkinliğin bulunduğu yerin yakınındaki billboardlar bile boştu.

517689277_AR_1032_CD4DBF2661B59BB3C6C76F011E599A04-888x1332 517689277_AR_1036_14714562C394FE303100F8E3E95BE0C3-888x1332 517689277_AR_1158_3FECF64D805124FD0AB9D667CB5A70E8-888x592 517689277_TE_7642_20D26F1533965EC5B13DF8DC75747901-888x1334 517689277_TE_7848_2D3D879E5FB29E39FF8439847A047340-888x1334 517701439_BA_4940_978D57AE6171B455B1125F482873ECAF-888x1330